22 Eki 2013

Hell is the Others

Sevgili Jean-Paul Sartre'nin pek bir sevdiğim cümlesini seçtim başlık olarak kendime ; 'hell is the others' yani cehennem başkalarıdır.

Bazen kendimi riyakar olarak görüyorum. Çeşit çeşit bölünüyor kişiliğim gibi geliyor. Sanki başka başka Banu'lar tanıyorum başka insanların yanında. Sadece bana mı oluyor diye düşünmüştüm aslında. Bunu düşünürken aklıma bir çok film, kitap da geliyor. Mesela Woody Allen'in filmi 'Zelig' ya da  Oğuz Atay romanı 'Tehlikeli Oyunlar'...  Zelig izleyenler bilir; orada toplum tarafından kabul görmek için vücudu ve zihni kendisine oyun oynayan ve bukalemun gibi değişen bir Woody Allen vardır. Keza 'Tehlikeli Oyunlar'da olan şu diyalog da beni aynı şeyleri düşünmeye itmiştir; 'Ben neyi sevmiyorsam albayım bu adamda hepsi vardı. Adam beni yanına çağırdı; hemen unuttum onu sevmediğimi. Ben ilgi görünce hemen unuturum her şeyi biliyorsunuz albayım.'

Velhasıl başkalarının yanında kabul görme ya da reddedilmeme istekleri ile olduğumuzdan farklı kişiliklere bürünebiliyor ya da bazı özelliklerimizi görmezden gelerek davranabiliyoruz. Bu durumlar da bence psikolojimizi bozan en temel verileri oluşturuyor. İstediğimiz gibi davranamamak, saklanmak anlamına geliyor çünkü. Bir zaman sonra da kendini bastırmak oluyor bu da belki de...

Toplum içinde yaşamak zorunda olan insanlar için 'cehennem diğerleridir' sözünün gerçekçiliği can acıtıyor elbet.

Bu konuya giriş yaptım diye kabul ediyorum. Sayfalarca yazılır bu konu sanırım. Şimdilik bu kadar...

2 Ağu 2013

Muhteşem Ses: Imany

Sesine, tarzına ve tavrına bayıldığım bir kadından bahsetmek istiyorum; Komor adaları asıllı Fransa doğumlu Imany isimli bir şarkıcıdan! Soul ve blues müzikleri harmanlayan muhteşem şarkıları olan bir kadın! Şarkılarını dinlerken kesinlikle hiç sıkılmadım ve bu muhteşem sesi keşfettiğimden beri de 'acaba ne dinlesem' demedim hiç.

Imany mankenlikten şarkıcılığa geçiş yapmış bir isim. Ülkemizdeki örneklerine aldanmamak lazım. Ben de 'manken-şarkıcı' denildiğinde bir ürpermiyor değilim evet bizimkilerden sonra!

Bu şarkısı da fena değilmiş dediğim bir şarkısıyla karşılaşmadım henüz. Hepsi birbirinden güzel şarkıları var. Öyle güzel bir sesi var ki dinlerken etkilememek, düşüncelere dalmamak elde değil.

Velhasıl eğer hala dinlemediyseniz dinleyin, bana teşekkür edeceksiniz :)





30 Tem 2013

Pi - Darren Aronofsky

Bazen siz yönetmene bakarak film seçmezsiniz de seçtiğiniz filmlerin birkaç yönetmende toplandığını farkedersiniz. Durum böyle olunca ufak bir gülümseme belirir yüzünüzde :) Böyle keşfettiğim yönetmenlerden biridir Darren Aronofsky.

Uzun metraj ilk filmi olan Pi gerilim dolu bir bilim kurgu yapıtı. Ben izlerken çok gerilsem de film bittiğinde bende oluşan etkiyi çok beğendim. Film baştan sona dikkat gerektiriyor. Gerek diyaloglar olsun gerekse de filmin işlenişinde yatan ayrıntılar olsun hepsi sizden iyi bir dikkat istiyor. Semboller üzerine işlenmiş bir film bu, eğer filmi hollywood filmi gibi değerlendirmek isterseniz size kendini açmayacaktır bu film. Hemen hemen her kare büyük resimde bir şeyleri temsil ediyor.


Buraya kadar film hakkında spoiler vermedim, eğer filmi izlememiş olanlar varsa burdan sonrasını okumasınlar :)

27 Tem 2013

Annie Hall Stili

1977 yapımı bir Woody Allen filmi olan 'Annie Hall' da Annie karakteri olarak karşımızda Diane Keaton var. Filmin kritiğini başka bir postta yapmak istiyorum. Şimdiki konum Annie Hall'un stili! Bol pantolonları, maskülen ve de biraz da bohem tarzı son olarak da gözlükleri ve şapkaları çokça dikkatimi çekti :)

Film izlerken moda kritiği yapmak da ayrı bir konu tabii :)
Örnek Annie Hall stilleri burada..





24 Tem 2013

Elly Hakkında - Asghar Farhadi

Son zamanlarda izlediğin en iyi film olmaya aday bir filmi yazmak istiyorum; 'About Elly' orjinal adıyla 'Darbareye Elly'.Yönetmen olarak ise filmde Asghar Farhadi'yi görüyoruz.
Film, belki masum görünen ufak bir yalanın insanları nereye sürüklediğini ya da sürükleyebileceğini gösteriyor seyirciye.

11 Nis 2013

Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay

Çok geç okuduğum ve okuyunca da bunca zaman neden okumadığımı sorguladığım bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Oğuz Atay'ın muhteşem ötesi romanı 'Tehlikeli Oyunlar'dan bahsediyorum evet.

Mutlaka herkesin en az bir kez okuması gerektiği bir kitap bu. İç dünya karmaşasını, umutsuzluğu ve yalnızlığı aslında kalabalık içindeki yalnızlığı yani kendinizi bulabileceğiniz bir kitap bu. 
İç konuşmalar, toplum içindeki küçük yerler, diyaloglar... Altını çizmek isteyeceğiniz sayfalar dolusu cümleler... Hepsi bu kitapta mevcut.
En az bir kez dedim çünkü bu kitap kendini ikinci ve üçüncü okumalarda çok daha fazla açıyor. Çok daha fazla alıyor okuyucu içine.

Kitap içinden beni en etkileyen cümlelerden bir kaçını sizinle paylaşmak da istiyorum.

"..kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun?"

"Ben ölmek istemiyorum albayım. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum."

"-Gerçek; başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüttür.
 -Birimi var mı Hikmet amca?
 -Birimi insandır."

"Yazalım albayım, işte kalem işte ıstırap albayım."

"Ben neyi sevmiyorsam albayım, bu adamda hepsi vardı. Adam beni yanına çağırdı; hemen unuttum onu sevmediğimi. Ben ilgi görünce, hemen unuturum her şeyi albayım, biliyorsunuz."

"...fakat Allah kahretsin insan anlatmak istiyor, öyle budalaca bir özleme kapılıyor, bir yandan da hiç konuşmak istemiyor, tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok! Peki albayım, ben de susarım o zaman, gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size nasıl, kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan, bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım. Kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor."


Oğuz Atay


26 Şub 2013

85. Oscar Ödül Töreni ve Kırmızı Halı

En iyi kırmızı halılardan biri mi desem yoksa bir adım öteye götürüp en iyisi mi desem şu an kararsızım! bu seneki  şıklığa bakılırsa diğer ödül törenlerini kesinlikle geçmiş bir kırmızı halı geçidi yaşattı bize Akademi Ödülleri gecesi.
Bu yıl 85.'si düzenlenen Oscar Ödül töreni birçok insanı ekran başına kilitledi. Öyle bir kırımızı halısı vardı ki...
Film değerlendirmesi için ayrı bir post hazırlamak istediğimden bu post tamamen modaseverlere yönelik olacak!

Geceye damgasını vuran isimse şüphesiz Jennifer Lawrence oldu... Gecenin en çok konuşulan ismi olmak tek bir elbiseyle olmuyor maalesef... Şöyle ki kızımız o gece Dior elbisese ışıltısının yanı sıra, kazandığı oscar heykelciğiyle de gündemdeydi. Tabii heykele giden yol kol olmadı düşe kalka aldı heykelciğini :)
Bu kızda bir talihsizlik var geçenlerde bir ödül töreninde de elbisesinin eteği yırtılmıştı. Nazarlara geldin Jennifer :)

11 Şub 2013

55. Grammy Ödül Töreni

Bir kırmızı halı daha geldi geçti. Bu sene Grammy'nin en dikkat çeken isimlerinden biri bence Rihanna oldu. Gerek müthiş güzelliği, elbise seçimi ve de gerekse Chris Brown ile verdiği mutluluk pozları olsun Rihanna geceye damgasını vurdu.

Ödüllere geçmeden önce kısa kısa kıyafet değerlendirmesi yapmak istiyorum. Bildiğiniz üzere Adele'in bende kredisi boldur; fakat bu geceki tercihini görünce hayal kırıklığına uğramadım değil. Adele müthiş güzelliğine gölge düşürmüş bu seçimi ile...

Rihanna ve Chris Brown ise tercihlerini tek renkten yana kullanmış: kırmızı ve beyaz. Bu durum bana Revenge dizisinin Ice and Fire konseptli törenini anımsattı. Çok da hoş olmuşlar ayrıca.

Beyonce'ye hastalığım malum, ama geceye neden bir iş toplantısına gider gibi katıldığına pek anlam veremedim.

Jennifer Lopez. Bu kadın her ge.en gün beni şaşırtmaya devam ediyor. O baldırla, o bacakla nasıl oluyor dda o yırtmacı giyebiliyor. Cidden cesur kadın; fakat cesurluğuyla orantılı olarak da rüküş.

Gelelim gecede ödül alanlara...

Yılın şarkısı: We are Young (FUN)
Yılın Albümü: Babel (Mumford & Sons)
Yılın Kaydı: Somebody That I Used to Know (Gotye)
Solo Pop Performans: Set Fire to the Rain (Adele)
Düet Performansı: Somebody That I Used to Know (Gotye-Kimbra)
En İyi Alternatif Albüm: Making Mirrors (Gotye)
En İyi Rock Albümü: El Camino (The Black Keys)
En İyi Rock Şarkısı: Lonely Boy (The Black Keys)
En İyi Country Albüm: Uncaged (Zac Brown Band)
En İyi Rap Albüm: Take Care (Drake)

14 Oca 2013

70. Altın Küre Ödül Töreni ve Kırmızı Halı

Bir Altın Küre daha gelip geçmiş bulunmakta. Oscar'ın habercisi sayılan ve bizim en çok ilgilendiğimiz konulardan biri olan 'kırmızı halı'sı gayet heyecanlı olan bu ödül töreni bu sene benim açımdan pek bir hayal kırıklığı yarattı. Anlamadığım bir şekilde çoğu yıldız rüküşlük yarışı içinde gibiydi. Tabii onların arasında parlayan yıldızlarımız da yok değil :)

Kim ödül almış ne yapmış o konuya geçmeden önce sevgili Jodie Foster ilk kez eşcinsel olduğunu burda açıklamış bulunmakta herkes rahatlasın :)

Şimdi ödüllere geçelim, drama dalında en iyi film olarak, bir kısmıda Türkiye'de çekilmiş bulunan Ben Affleck filmi 'Argo'ya , en iyi yönetmen ödülü de yine aynı filmin yönetmeni olan 'Ben Affleck'e gitmiştir.
En iyi animasyon da benim henüz izleme fırsatı bulamadığım, cesur bir kızın maceralarını anlatan film 'Brave'in olmuştur. En iyi müzik ise film olarak da kaliteli bir yapım olan 'Life of Pi'ye gitmiştir.
En iyi şarkıyı gönlümün bu konudaki sahibi 'Sky Fall' ile 'Adele' alırken, en iyi kadın oyuncu (komedi-müzikal) 'Jennifer Lawrence', erkek olarak da 'Hugh Jackman', bu daldaki en iyi film ise 'Les Misérables' almıştır.
Drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülünü 'Daniel Day Lewis', kadında ise 'Jessica Chastain' almıştır.

Geldik en cafcaflı yere, kırmızı halıya...
Sevgili Taylor, canım seni hiç sevmesem de şu elbiseyi düşmanımda bile görmek istemem. Ne o öyle taftamsı bir kumaş. 10 yıl önce değil miydi bunun saçma modası! Eteği de kırış kırış olmuş. İnce bir yorgan sarıp gelmiş gibi durmuşsun, olmamışın da fevkaledenin fevkisin şekerim. Sınıfta kaldın.

9 Oca 2013

Sokakta Yaşayan Dostlar İçin!

Sevgili okuyucularım ve pek saygıdeğer hayvansever arkadaşlarım! Bu postu özellikle sizin ve duyarlı olmak için bir destek bekleyen çevreniz için hazırlıyorum.
Malumunuz kış mevsiminin en çetin soğukları ile karşı karşıyayız. Evlerimizde, işyerlerimizde veya okullarımızda sıcak geçirdiğimiz zamanları bir kenara bırakıp dışarda olduğumuzdaki zamanları bir hatırlayalım. Nasıl da soğuktan sığınacak bir kafe, mağaza, otobüs vs arıyoruz. Dışarda geçirilecek zamanlara pek tahammülümüz yok. Bir de buna açlığı eklersek her şey eminim daha da zorlaşacaktır.
Öncelikle başıma gelen minik bir misafirin hikayesini paylaşayım; geçen gün sabah evden çıkarken apartmanın kapısını açtığımda sevimli minik bir kedi yavrusu aniden bana dönüp yalvaran sesler çıkardı. O gün tez savunmama geç kalacağımı bile bile içim elvermedi onu dışarda bırakmaya, hemen içeri aldım ve evden mama ve su verdim ona. Nasıl yediğini ve mutlu olduğunu gördüğümde tezim pek de umurumda değildi açıkçası. Bu hissi bir kere yaşamanız gerekir diye düşünüyorum. Belki evinize, apartmanınıza alamazsınız o zavallıcıkları ama pekala yemek artıklarınızı düzenli bir şekilde kapınızın önüne bırakabilirsiniz. Herkese lütfen mama alın koyun diyemem zaten yapan yapacaktır ama en azından herkesin elinden gelecek bu onurlu davranışı lütfen sergileyelim.
Yemek artıklarını diğer çöplerinizden ayrı tutarak onları plastik bir kapla kapınızın önünebir kap da su ile bırakırsanız en azından karınları doyacaktır. Soğukta açlık çok daha zor çünkü.
Birde bildiğiniz üzere özellikle kediler ısınmak için arabaların motorlarına doğru gidiyorlar, arabalarınızı çalıştırmadan önce ona da dikkat etmeliyiz mutlaka..




2 Oca 2013

Leather by Elif Domaniç

Deri, fetiş objelerin çılgın tasarımcısı mı desem şimdi kendisi için bilemedim. Ama galiba yalnızca 'Elif Domaniç' desem ve siz de araştırsanız söze gerek kalmaz. Kendi isminde hoş ve sade bir sitesi var ben girip bir bakın derim. Gördüklerinizi de içselleştirin, tasarladıkları fantezi temalı gibi dursa da bence gayet günlük yaşantımızda da kullanılabilecek ürünlerdir çünkü.
 Kendisini ilk olarak instagram'da takip etmeye başladım. Çektiği ilginç fotoğraflar ve kendisinin ilginç ve kendine has halleri çok hoşuma gitmişti. Sonra tasarımlarını da gördükçe iyice bi bayıldım 'hanım' kızımıza :)
Kısa bir post hazırlamak istedim sonra tanıtmak için. Gerçi bilen bilir diyorsanız haklısınız...


GQ'da Nurgül Yeşilçay da Elif Domaniç Tasarımlarıyla poz vermiştir.