1979 yapımı bir "Woody Allen" filminden bahsetmek istiyorum; "Manhattan"dan... Şehirli entelektüel kesimin karmaşık ve bir o kadar da yüzeysel yapısını ele alıyor. Ben bu cümleyi kurarken "nasıl ya" dedim ama aynen öyle, bana katılmanız veya az da olsa hak vermeniz için bu filmi mutlaka izlemelisiniz.
Karmaşık ilişkilerin dışarıdan bakılınca ne kadar basit olduğunu anlamamızı sağlıyor film. Bir nevi, entelektüel kişilere "buyrun burdan yakın" da diyor. Woody Allen'ın yanı sıra filmde tüm duru güzelliğiyle (ve o güzel sesi ile) Mariel Hemingway, şehirli kadın havasıyla Diane Keaton ve de soğukkanlı müthiş oyunculuğuyla Meryl Streep vardır. Aslında kısacası film, "Woody Allen filmi"dir.
29 Ara 2012
Claude Monet İstanbul'da
Empresyonizmin en büyük temsilcilerinden biri olan hatta bu akıma ismini veren bir de tablosu bulunan Fransız ressam Claude Monet'nin "Monet'nin Bahçesi" isimli sergisi 6 ocak'a kadar Sakıp Sabancı Müzesinde ziyarete açık olacak.
İzlenimcilik akımının bence en büyük temsilcisi olan Monet, aynı zamanda bu akıma da ismini veren tablonun (İzlenim: Gün Doğumu/ Impression: soleil levant) sanatçısıdır. Benim en etkilendiğim eserinde yani meşhur eser "Şemsiyeli Kadın/ La Femme a l'ombrelle"de karısı ve çocuğu vardır.
Sakıp Sabancı Müzesi pazartesi günleri hariç 10.00-20.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
Müzeye giriş ücretleri; tam bilet 12 tl, incirimli ise 4 tl'dir. Çarşamba günleri de ücretsiz.11 Eki 2012
Çok Satan Kitaplar
Sevgili entelektüel insanlar! Bu aralar ne okuyalım, ne önerirsin derseniz diye size böyle bir post hazırlıyorum. Ne de iyi yapıyorum değil mi :) Bana sorarsanız eğer kişisel önerim Leyla İpekçi'nin Gecenin İkinci Rüyası isimli deneme kitabı olacaktır. Yok daha güvenilir kaynaklardan bilgi alalım diyorsanız ne diye bunu okuyorsunuz! Tamam tamam şaka tabii ki :) Size D&R ve Mephisto'nun çok satanlar listesini sunacağım...
Öncelikle D&R'ın Listesini yazıyorum.
Öncelikle D&R'ın Listesini yazıyorum.
4 Eki 2012
Senin Ailen Bir Yalan Yavrum
Şimdi böyle başlık mı olur demeyin. Yaptım oldu derim :) Bu cümle bana ait değil karikatürist Bahadır Baruter'e aittir. Bugün Yekta Kopan'ın Gece Gündüz Programının sonunda gördüm bu isimleri. x-ist'te bir sergiden bahsediliyordu; Bahadır Baruter'in sergisinden. İsmi de tahmin edebileceğiniz gibi 'Senin Ailen Bir Yalan Yavrum'.
Sergi dijital resimler ve videolardan oluşuyormuş. Karikatürist ise bizim için en saygıdeğer kavram olan 'aile' kavramını eleştiriyor. Hatta yanılmıyorsam kendi cümlesiyle 'bir psikoloğa gittiğiniz zaman ailenizi, annenizi, babanızı sorarlar öncelikle' diyor sanatçı.
Radikal'de okuduğum bir röportajında ise şöyle diyor;
"Aile varolmakla ilgili ciddi sorunu olan insanlar topluluğu benim için. Fotoğraflarda hep mutlu, güler yüzlü pozlar takınırlar ama ben onun hep tam tersini görüyorum o fotoğraflarda. Derin dertleri vardır aslında. Ben de dertli insanları resmetmeyi çok seviyorum. Aile bu sevdiğim ifadeleri hakkıyla verebileceğim bir alandı. Bu yüzden aile, aradığım sahneye çok uygundu. Aileyi odağa almam biraz bu yüzden. Ama bunun dışında da bir derdim var aslında aile kavramıyla. Sahte bir mutluluk ortamı olduğunu düşünüyorum ailenin. En mutluymuş gibi gösterilen ama en öyle olmayan topluluk aile bence. Örneğin bir spor kulübü, kazandığı zaman mutludur, kaybettiği zaman mutsuz. Ya da bir asker grubu, neyse odur. Ama aile sürekli şahaneymiş gibi yapar ve en şahane olmayan şeyler ailededir. Kimse, hayır benim ailem çiçek gibidir diyemez gibime geliyor. "
Sergi 13 ekime kadar x-ist'te devam ediyor olacak.
Sergi dijital resimler ve videolardan oluşuyormuş. Karikatürist ise bizim için en saygıdeğer kavram olan 'aile' kavramını eleştiriyor. Hatta yanılmıyorsam kendi cümlesiyle 'bir psikoloğa gittiğiniz zaman ailenizi, annenizi, babanızı sorarlar öncelikle' diyor sanatçı.
Radikal'de okuduğum bir röportajında ise şöyle diyor;
"Aile varolmakla ilgili ciddi sorunu olan insanlar topluluğu benim için. Fotoğraflarda hep mutlu, güler yüzlü pozlar takınırlar ama ben onun hep tam tersini görüyorum o fotoğraflarda. Derin dertleri vardır aslında. Ben de dertli insanları resmetmeyi çok seviyorum. Aile bu sevdiğim ifadeleri hakkıyla verebileceğim bir alandı. Bu yüzden aile, aradığım sahneye çok uygundu. Aileyi odağa almam biraz bu yüzden. Ama bunun dışında da bir derdim var aslında aile kavramıyla. Sahte bir mutluluk ortamı olduğunu düşünüyorum ailenin. En mutluymuş gibi gösterilen ama en öyle olmayan topluluk aile bence. Örneğin bir spor kulübü, kazandığı zaman mutludur, kaybettiği zaman mutsuz. Ya da bir asker grubu, neyse odur. Ama aile sürekli şahaneymiş gibi yapar ve en şahane olmayan şeyler ailededir. Kimse, hayır benim ailem çiçek gibidir diyemez gibime geliyor. "
Sergi 13 ekime kadar x-ist'te devam ediyor olacak.
28 Eyl 2012
Anna Dello Russo at H&M
Anna Dello Russo at H&M! Anna Dello Russo işbirliği ile çıkan yeni H&M koleksiyonu öyle ışıltılı, öyle feminen öyle renkli ki... Ben bu koleksiyonu uzun bir zamandır bekliyordum ama bu kadar şık bir koleksiyon olabileceğini bilememiştim. rengarenk aksesuarları altın ışıltısıyla birleştiren işlemeler benim bayıldığım detaylar oldu. Ne yalan söyleyeyim ayakkabılarını beğendiğimi söyleyemeyeceğim; ama siz yine de isterseniz H&M'in sitesinden görebilirsiniz hemen. Ben buraya beğendiğim parçaları ekliyorum! Vintage sevmiyorum diyen Russo galiba vintage hava katmış yine de koleksiyonuna..
Etiketler: kitap, moda, film
aksesuar,
Anna Dello Russo,
moda
13 Tem 2012
Eve İş Getirin - Home Office
Ben ofise gitmek istemiyorum arkadaşım kasılıyorum diyorsanız size bi önerim var 'home office' :) tabii patronunuz izin verdiği ya da kendi işinizi yaptığınız sürece geçerli bu öneri... ben çok beğeniyorum home officeleri hem istediğiniz zaman elinizin altında bir çalışma ortamı, sıkıldığınız da ise bir yaşam alanına geçiş kolaylığı var bunlarda.. sizin için örnek topladım, ne iyi bi insanım :)
12 Tem 2012
Urbanears Kulaklıklar
artık kolyeleri bıraktık kulaklarımızdan çok boynumuzda kullandığımız bir aksesuar gibi duran Urbenears kulaklıklar sanırım 2 sezondur ülkemizde, rengarek oluşu ve sadeliğiyle ayrı bir tarz yaratıyor bu kulaklıklar...
Satış fiyatları da 159 TL.
Satış fiyatları da 159 TL.
28 Haz 2012
Lady Gaga Stili ve Lady Gaga
O çok marjinal, çok cesur ve çok başarılı... müzik dünyasında adım attığını duyduğumuzdan beri zirveden indiğii hatırlamıyorum ben. geçen yılın da en çok kazanan kadın şarkıcısı oldu. konu modaya, giyim tarzına gelince lady gaga eline su dökülemez cinsten başarılı. moda oldu diye bir şeyi giymiyor ya da kullanmıyor çoğu kez o kullanıyor ve giyiyor diye moda oluyor bazı şeyler; gözlükleri, eldivenleri büstiyerleri vs... işte lady gaga tarzından bir kaç örnek size..
Etiketler: kitap, moda, film
moda,
ünlü stili
11 May 2012
Dekorasyonda Sadelik
dekorasyonlarda pek karışıklığı sevmiyorum ben. minik minik bi sürü süs eşyası benim beğenimi almak bi yana aksine gözümü yoruyolar. bu sebeple dekorasyonda minimalist yaklaşımlara benzer örnekleri aşağıya koydum. belki ev dekore edecek kişilere bir fikir verir :)
9 May 2012
Met 2012 - Kırmızı Halı
ve ve ve modayla ilgilenen herkesin beklediği gece işte 'MET 2012'. aslında beklediği red carpet diyelim :)
benim için gecenin en şık ismi beyonce olmuş. ayrıca louis vuitton tasarımları malesef beğenmedim, onlar çanta ve aksesuar işine devam etsinler...
Tüm resimler Instyle'ın sitesinden aldım, gidip çekmek nasip olmadı bu seferlik :)
gecenin ışıltısına uygun olan ve de şıklıklarıyla yarışan isimleri seçtim ve sizin için yayınladım. hadi bakın bakalım.
Etiketler: kitap, moda, film
ödül,
redcarpet,
ünlü stili
3 May 2012
bende bi' aşk var - Göksel
Göksel'in son albümü 'bende bi' aşk var' öyle güzel şarkılara sahip ki... benim favorilerimden number 1 'yalnız kuş' isimli şarkısı. albümün tüm şarkıları harika tabii, ama direk olarak aklıma gelenler, yalnız kuş, unuttun mu sahi, uzaktan, gidemiyorum ve acıyor. neredeyse hepsini sayacakmışım bende :)
bununla beraber albüm ve röportaj resimlerine de bayıldım. romantik bir fransız kadını olmuş resmen göksel. tabii türkan şoray benzerliği de hat safhada :)
Etiketler: kitap, moda, film
müzik,
ünlü stili
Almanya gezisi
Bu güzel havalarda sınavlar nedeni ile evde olmak zorundayım ve bu duruma canım bi hayli sıkkın. ne güzel gezerdim ben eskiden dedim ve almanya gezimi sizinle paylaşmak istedim. bana ilginç bi yer olarak geldi.
mesela yaya geçidine adım attığınız an tüm araçlar duruyo. buna türkiye de ve özellikle istanbulda rastlamak maalesef pek mümkün değil :(
sonra insanlar çok kibardı. yaşlı teyzeleri amcaları bisikletle gezerken görebiliyorsunuz sıkça.
tek kötü yanı ise pazar günleri tüm mağazaların kapalı oluşuydu sanırım :)
ilginç bi yer vardı sanırım televizyon antenleri denilen bi yerdi, şu an tam hatırlamıyorum ama tüm stuttgartı onun tepesinden görebilmiştim :) çok yeşillik bi yerdi bayıldım. bu alttaki resimde bizim türk olduğumuzun kanıtıydı resmen, sanatsever arkadaşlar bir iz bırakmak istemiş olacak ki isimlerini yazmışlar stuttgartta bir kuleye :)
ve tabii ki almanyadan gelen teyze olma yolunda hızla ilerlediğim fotoğrafım :) neredeyse bir bavul çikolatayla döndüm desem abartmış olmam sanırım :) ayrıca almanyanın kinderi ile burada satılanlar arasında çok fark var gerçekten, ordakiler daha bi güzeeeeel :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















































